Tarama, Dizin, Sıralama
Berkay Cömert
Berkay Cömert

ARAMA MOTORLARI NASIL ÇALIŞIR: TARAMA, DİZİNLEME VE SIRALAMA

Öncelikle, görünür olun.

 

Bölüm 1’de de söz ettiğimiz gibi, arama motorları yanıt verme makinalarıdır. Arama yapanların sorduğu sorularla en alakalı sonuçları sunmak üzere keşfetmek, anlamak ve internetteki içeriği düzenlemek için varlardır.

Arama sonuçlarında ortaya çıkması için, içeriğinizin öncelikle arama motorlarına görünür olması gerekmektedir. Tartışmaya açık olarak SEO yapbozunun en önemli parçasıdır: Eğer siteniz bulunamazsa, SERPlerde (Arama Motoru Sonuçları Sayfası) ortaya çıkmasının bir yolu yoktur.

 

Arama motorları nasıl çalışır?

Arama motorları başlıca olarak üç işlem üzerinden çalışır:

  1. Tarama: İçerik için interneti köşe bucak arayarak buldukları her URL için kod/içerik taramak.
  2. Dizinleme: Tarama işlemi sırasında bulunan içeriğin depolamak ve düzenlemek.
  3. Sıralama: Çıkan sonuçları en alakalı olandan en alakasız olana göre sıralayarak arama yapanların sorularını en iyi yanıtlayacak içerikleri sağlamak.

 

Arama motoru taraması nedir?

Tarama, arama motorlarının yeni ve güncelleştirilmiş içerik aramak için gönderdiği robot takımının (tarayıcılar ya da örümcekler olarak da bilinir) gerçekleştirdiği keşif sürecidir. İçerikler değişiklik gösterebilir -bu bir web sayfası, bir görüntü, bir video, bir PDF ya da vb. olabilir-  ancak formatı ne olursa olsun içerikler bağlantılar sayesinde keşfedilir.

Googlebot, birkaç web sayfası seçerek başlar ve o sayfalardaki bağlantıları takip ederek yeni URL’ler bulur. Tarayıcı, bu bağlantı yollarından sekerek yeni içerikleri daha sonra arayıcılar Kafein -keşfedilmiş URL’lerin depolandığı devasa  veritabanı-  adındaki dizine ekler.

Arama motoru dizini nedir?

Arama motorları buldukları bilgileri bir dizinde işler ve depolar. Bu dizin, arayıcılara sunmak için yeterince uygun gördüğü içeriklerden oluşan devasa bir veritabanıdır.

Arama motoru sıralaması

Biri bir arama yaptığı zaman arama motoru en ilgili içerik için dizinini tarar ve o içeriğin arayıcının sorularına yanıt olması umuduyla öne çıkmasını sağlar. İlgi düzeyine göre yapılan bu sonuç gösterme sıralama olarak adlandırılır. Genel olarak, bir web sayfası ne kadar yukarıda sıralanırsa arama motoru o sayfanın yapılan sorguya o kadar ilgili bir yanıt olacağına inanır.

Arama motoru tarayıcısına web sitenizin bir kısmını ya da tamamını engellemek, ya da arama motorlarına sitenizin belirli sayfalarını dizinlerinde depolamasına izin vermemek mümkündür. Bunu tercih etmenin nedenleri olabilir ancak içeriğinizin arayıcılar tarafından bulunabilir olmasını istiyorsanız tarayıcılar tarafından erişilebilir ve dizinlenebilir olduğundan emin olmalısınız. Aksi durumda, içeriklerinizin görünmez olmaktan farkı kalmaz.

Bu bölümün sonunda, ona karşı çalışmaktansa arama motoruyla birlikte çalışmak için gerekli bilgiye sahip olacaksınız!

 

Tarama: Arama motorları sayfalarınızı bulabilir mi?

Az önce öğrendiğiniz gibi, sitenizin taranabilir ve dizinlenebilir olması SERPlerde görünmesi için bir ön koşuldur. Eğer halihazırda bir web siteniz varsa sayfalarınızın ne kadarının dizinlemiş olduğuna bakmak başlamak için güzel bir fikir olabilir. Bu, Google’ın bulmasını istediğiniz ya da istemediğiniz sayfalarınızı tarayıp taramadığını görmek açısından mükemmel bilgiler verecektir.

Dizinlenmiş sayfalarınızı kontrol etmenin bir yolu da “site:etkialanınız.com” gelişmiş arama operatörüdür. Google’a gidin ve arama kutucuğuna “site:yourdomain.com” yazın. Bu, belirtilmiş site hakkında Google’ın dizinlemesine yönelik bilgi verecektir:

Google’ın gösterdiği sonuçların sayıları kesin değildir ancak sitenizdeki hangi sayfaların dizinlendiğine yönelik ve arama sonuçlarında güncel olarak nasıl göründüğüne dair sağlam fikirler verir.

Daha isabetli sonuçlar için Google Search Console Dizin Kapsamını görüntüleyip kullanın. Eğer sahip değilseniz, bir Google Search Console hesabını ücretsiz olarak oluşturabilirsiniz. Bu araçla, diğer şeylerin yanı sıra sitenize ait site haritaları gönderebilir ve Google dizinine gerçekte kaç sayfanızın dizinlendiğini görebilirsiniz.

Eğer arama sonuçlarında görünmüyorsanız bunun birkaç nedeni olabilir;

  • Siteniz daha çok yeni ve tarayıcılar tarafından henüz taranmadı
  • Siteniz hiçbir başka site ile bağlantılı değil
  • Sitenizin navigasyonu onun bir tarayıcı tarafından etkin bir şekilde taranmasını zorlaştırıyor
  • Siteniz arama motorlarını engelleyen temel tarayıcı yönergeleri adlı kodlar barındırıyor
  • Siteniz Google tarafından spam taktikleri nedeniyle sekteye uğratıldı

 

Sitenizi nasıl tarayacaklarını arama motorlarına söyleyin

Eğer, Google Search Console ya da “site:etkialanı.com” gelişmiş arama operatörünü kullandıysanız ve önemli birkaç sayfanızın dizinde eksik olduğunu ve/veya önemsiz sayfalarınızın yanlışlıkla dizinlendiğini gördüyseniz içeriklerinizin istediğiniz biçimde taranması için Googlebot’u yönlendirebileceğiniz bazı optimizasyonlar vardır. Arama motorlarına sitenizi nasıl tarayacaklarını söylemek nelerin dizinleneciği konusunda daha iyi kontrol sağlar.

Çoğu kişi önemli sayfalarının Google tarafından bulunabilmesi konusunda emin olmak isterken Googlebot tarafından bulunulmaması istenen sayfaların olduğunu unutur.Bunlar, seyrek miktarda içerik barındıran eski URL’ler, tekrarlayan URL’ler (e-ticaret için kullanılan sıralama filtreleme parametreleri gibi), özel promosyon kodu sayfaları, hazırlama ya da test sayfaları ve türevi gibi sayfalardır.

Googlebot’u sitenizin belirli sayfalarından ve bölümlerinden uzaklaştırmak için robot.txt’yi kullanın.

Robot.txt

Robot.txt dosyaları web sitelerinin kök dizininde yer alır(örn: etkialanınız.com/robot.txt) ve özgül robot.txt yönergeleri sayesinde sitenizin hangi kısımlarının arama motorları tarafından taranıp taranmaması konusunda önermeler yapar.

Googlebot robot.txt dosyalarını nasıl ele alır?

  • Eğer robot.txt dosyası bulamazsa, Googlebot siteyi taramaya devam eder
  • Eğer Googlebot bir robot.txt dosyası bulursa, genellikle önermeler doğrultusunda tarama yapar
  • Googlebot sitenin robot.txt dosyasına erişimde hata ile karşılaşırsa ya da var olup olmadığını belirleyemezse siteyi taramaz

Bütün web siteleri robot.txt’yi dikkate almaz. Art niyetli kişiler (örn: e-posta adresi kazıyıcıları) bu protokolü es geçen botlar yapar. Hatta bazı art niyetli kişiler, robot.txt dosyalarını kişisel içeriklerinizin konumuna ulaşmak için kullanır. Her ne kadar dizinde belirmemesi için tarayıcıların erişimini yönetici ve giriş yapma gibi kişisel sayfalarınıza engellemek mantıklı gibi dursa da bu URL’lerin konumlarını herkese açık robot.txt dosyalarına yerleştirmek art niyetli kişilerin onları daha kolay tespit etmesi anlamına gelir. Bu sayfaları hariç bırakmak ve giriş yapma formlarının arkasında korumak, onları robot.txt dosyasına yerleştirmekten daha güvenlidir.

Google Search Console URL parametrelerinin tanımlanması

Bazı siteler (genellikle e-ticarette) aynı içeriği  birden çok URL’de kullanabilmek için bu URL’lere belli parametreler ekler. Daha önce çevrimiçi alışveriş yaptıysanız, muhtemelen arama sonuçlarınızı filtreler yardımıyla daraltmışsınızdır. Örneğin, Amazon’da “ayakkabılar” diye aratmış olabilir ve sonuçlarınızı beden, renk ve stil olarak daraltmış olabilirsiniz. Her daraltmada URL az da olsa değişmektedir:

https://www.example.com/products/women/dresses/green.htmhttps://www.example.com/products/women?category=dresses&color=greenhttps://example.com/shopindex.php?product_id=32&highlight=green+dress&cat_id=1&sessionid=123$affid=43

Googlel hangi tür URL’nin arayıcıya sunulacağını nasıl biliyor? Google, temsili URL’yi kendi başına belirleme konusunda oldukça iyi bir iş çıkarır ancak Google Search Console’daki  URL parametreler özelliğini kullanarak Google’ın sayfalarınıza olan yaklaşım biçimlerini daha isabetli olarak belirleyebilirsiniz. Eğer bu özelliği Googlebot’a “_ _ _ parametreli URL’leri tarama” komutunu vermek için kullanırsanız bu içeriği Googlebot’tan gizlemeyi seçiyorsunuzdur ki bu da o sayfaların arama sonuçlarında kaybolmasıyla sonuçlanabilir. Eğer o parametreler tekrarlayan sayfalar oluşturuyorsa bunu yapmak isteyeceksinizdir. Ancak o sayfaların dizinlenmesini istiyorsanız bu ideal bir yöntem değildir.

Tarayıcılar tüm önemli içeriklerinizi bulabilir mi?

Artık, arama motoru tarayıcılarını önemsiz içeriklerinizden uzak tutmakla ilgili birkaç taktik öğrendiniz, şimdi, Googlebot’un önemli sayfalarınızı bulmasına yardım eden optimizasyonlar hakkında öğrenelim.

Bazen, bir arama motoru sitenizin bazı bölümlerini tarayarak bulabilir ancak diğer bölümlerini şu veya bu nedenle gizlenmiş olabilir. Sadece anasayfanızı değil,dizinlenmesini istediğiniz içeriklerin arama motorları tarafından bulunmasını sağlamak oldukça önemlidir.

Kendinize şunu sorun: Bot, sadece web sitenize kadar değil, web sitenizin içinden de tarama yapabiliyor mu?

İçeriğiniz giriş yapma formlarının arkasında gizli mi?

Eğer kullanıcılarınızın belirli içeriklere erişebilmesi için oturum açması, formlar doldurması,ya da sorular yanıtlaması gerekiyorsa arama motorları o korumalı sayfaları görmeyecektir. Bir tarayıcı kesinlikle oturum açmayacaktır.

Arama formlarına mı güveniyorsunuz?

Robotlar arama formlarını kullanamaz. Bazı kişiler sitelerine arama kutucukları yerleştirince arama motorlarının kullanıcıların aradığı her şeyi bulabileceğine inanıyor.

Metin, metin olmayan içeriğin içinde mi gizli?

Metin olmayan içerik türleri (görüntüler, video, GIF vb.) dizinlenmesi istenen metinleri sergilemek için kullanılmamalıdır. Arama motorları görüntüleri tanımakta ve okumakta gittikçe gelişse de henüz hepsini anlayıp okuyabileceklerinin garantisi yok. Web sayfanızın işaretlemesi içerisine

eklemek en iyisidir.

Arama motorları sitenizin navigasyonunu takip edebilir mi?

Tarayıcıların sitenizi keşfedebilmesi için diğer sitelerdeki bağlantı yollarını kullanması gerektiği gibi sitenizde de sayfadan sayfaya rehberlik eden bir yola ihtiyaç duyar. Arama motorları tarafından bulunmasını istediğiniz bir sayfanız var ama bu diğer başka bir sayfa ile bağlantılı değilse o sayfanızın görünmez olmasında bir farkın yoktur. Birçok site, navigasyonunu yapılandırırken arama motorlarının erişemeyeceği, sitenin arama sonuçlarında belirmesinin önüne geçecek kritik hatalar yapıyor.

Tarayıcıların tüm sitenizi görmesini engelleyen yaygın navigasyon hataları

  • Masaüstü versiyonundan farklı sonuçlar veren bir mobil navigasyona sahip olunması
  • JavaScript etkinleştirilmiş navigasyonlar gibi menü ögelerinin HTML’de olmadığı herhangi bir navigasyon çeşitleri. Google, Javascript’i anlamada ve taramada iyileşmiş olsa da bu henüz mükemmel bir süreç değildir. Bir şeyin Google tarafından bulunmasını, anlaşılmasını ve dizinlenmesini sağlamanın en iyi yolu onu HTML içine yerleştirmektir.
  • Kişiselleştirme ya da diğerlerine kıyasla ziyaretçiye eşsiz bir navigasyon türü göstermek arama motoru tarayıcılarını tıkayabilir
  • Navigasyon üzerinden web sitenizin ana sayfalarında biriyle bağlantı kurmayı unutmak. Unutmayın, bağlantılar tarayıcıların yeni sayfalara kullandığı yollardır!

İşte bu yüzden web sitenizin temiz bir navigasyona ve yardımcı URL dosya yapılarına sahip olması önemlidir.

Temiz bilgi mimarisine sahip misiniz?

Bilgi mimarisi bir web sitesindeki içeriğin kullanıcılar için verimliliğini ve bulunabilirliğini arttırmak için uygulanan optimizasyonlar ve etiketlemelerdir. En iyi bilgi mimarisi sezgiseldir, yani kullanıcıların web sitenizde gezinmek için gezinmek veya bir şey bulmak için çok fazla düşünmesi gerekmemelidir.

Site haritalarını kullanıyor musunuz?

Bir site haritası, tıpkı adından da anlaşılacağı gibi tarayıcıların, sitenizdeki içeriği keşfetmek ve dizinlemek için kullandığı URL’lerin bir listesidir. Google’ın, en öncelikli sayfalarınızı bulabilmesini sağlamanın en kolay yolu, Google’ın standartlarına uyan bir dosya oluşturup onu Google Search Console üzerinden göndermektir. Bir site haritası göndermek navigasyon ihtiyacını ortadan kaldırmasa da tarayıcıların önemli sayfalarınıza giden yolu takip etmesine yardım eder.

Eğer siteniz bir başka site ile bağlantılı değilse bile XML site haritanızı Google Search Console’a göndererek dizinlenmesini sağlayabilme imkanı yakayalabilirsiniz. Gönderilmiş bir URL’yi dizinlerine ekleyeceklerinin garantisi olmasa da bu denemeye değer!

Tarayıcılar URL’lere erişirken hatalarla karşılaşıyor mu?

Sitenizdeki URL’leri tararken, tarayıcılar hatalar ile karşılaşabilir. Google Search Console’daki “Tarayıcı Hataları” hangi URL’lerin bu hatalara neden olduğunu tespit edebilir. Vereceği rapor size “bulunamıyor” hatalarını değil sunucu hatalarını gösterecektir. Sunucu girdi dosyaları bunun yanı sıra tarama sıkılı gibi adeta bir bilgi definesi olan başka bilgileri gösterir. Sunucu girdi dosyalarına erişmek daha gelişmiş bir taktik olduğundan onu bu başlangıç rehberinde anlatmayacağız.

Tarayıcı hata raporlarıyla kayda değer bir şey yapmadan önce sunucu hatalarını ve “bulunamıyor” hatalarını anlamak önemlidir.

4xx Kodları: İstemci hatası nedeniyle arama motoru tarayıcıları içeriğinize ulaşamadığında

4xx hataları istemci hatalarıdır. Yani, istenen URL bozuk sözdizimi barındırıyor ya da yerine getirilemiyor. En yaygın 4xx hatalarından biri de “404 bulunamadı” hatasıdır. Bunlara, bir URL yazım hatası, silinmiş bir sayfa ya da bozuk bir yeniden yönlendirme yüzünden oluşan hatalar örnek gösterilebilir. Arama motorları 404 ile karşılaştıklarında URL’ye erişemezler. Kullanıcılar 404 ile karşılaştıklarında hayal kırıklığına uğrayıp ayrılabilir.

5xx Kodları: Arama motoru tarayıcıları bir sunucu hatası yüzünden içeriğinize ulaşamadığında

5xx hataları sunucu hatalarıdır. Yani, web sayfasının bulunduğu sunucu arayıcı ya da arama motorunun isteklerini karşılamakta başarısız olmasıdır. Google Search Console’un “Tarayıcı Hatası” raporunda bu hatalara adanmış bir sekme vardır. Bunlar genellikle URL isteminin zaman aşımına uğraması sonucu Googlebot’un istemeyi bırakmasıyla meydana gelir. Sunucu bağlantı problemlerini çözme hakkında daha fazla öğrenmek için Google’ın belgelerine bakın.

Neyse ki arayıcılara ve arama motorlarına sayfanızın taşındığını söylemenin bir yolu vardır: 301 (kalıcı)yeniden yönlendirme.

Diyelim ki sayfanızı “örnek.com/genç-köpekler/” adresinden “örnek.com/yavru-köpekler/” adresine taşıdınız. Arama motorlarının ve kullanıcıların eski URL’den yenisine geçerken köprü kullanması gerekecektir. O köprü 301 yeniden yönlendirmedir. 

301 durum kodunun kendisi sayfanın kalıcı olarak yeni bir konuma taşındığını ifade eder. Bu nedenle URL’leri alakasız sayfalara, eski URL içeriğinin artık var olmadığı yerlere, yönlendirmekten kaçının. Eğer bir sayfa sorgu için sıraya alınıyorsa ve siz onu 301 ile farklı içeriğe sahip başka bir URL’ye yönlendirirseniz o sayfa artık onun sıralamadaki yerine gelmesini sağlayan içeriğe sahip olmadığı için sıralamalarda daha aşağı bir konuma düşebilir. 301’ler oldukça güçlüdür, bu yüzden onları dikkatle kullanın!

Buna ek olarak bir sayfayı yeniden yönlendirmek için 302 seçeneğine de sahipsiniz ancak bu seçenek, geçici taşımalar ve bağlantı eşitliği vermenin sorun olmayacağı durumlar için saklanmalıdır. 302’ler bir bakıma servis yolu gibidir. Geçici bir süre için trafiği belirli bir yol üzerinden yönlendiriyorsunuz ancak bu kalıcı değildir.

Sitenizin taranabilirliğini optimize ettiğinizden emin olduğunuzda sıradaki yapılacak iş dizinlenebilir olmasından emin olmaktır.

Dizinleme: Arama motorları sayfalarınızı nasıl değerlendirir ve saklar?

Sitenizin tarandığından emin olduktan sonra sıradaki yapılacak iş dizinlenebilir olduğundan emin olmaktır. Evet doğru, sitenizin arama motorları tarafından keşfedilebilir olması mutlaka dizinlerinde saklanacağı anlamına gelmez. Tarama hakkında bir önceki bölümdeki gibi, arama motorlarının web sayfalarınızı nasıl keşfettiğini anlattık. Dizin, keşfedilen sayfalarınızın saklandığı yerdir. Tarayıcı, bir sayfayı bulduktan sonra arama motoru tıpkı tarayıcı programlarının yapacağı gibi onu işler. Bu işlem sırasında, arama motoru o sayfanın içeriklerini çözümler. Bu bilgilerin tümü dizininde saklanır. Dizinlemenin nasıl çalıştığını ve sitenizin bu çok önemli veritabanına erişmesini nasıl sağlayacağınızı öğrenmek için okumaya devam edin.

Bir Googlebot tarayıcısının sayfalarımı nasıl gördüğünü görebilir miyim?

Evet, sayfanızın önbelleğe alınmış sürümü, Googlebot’un sayfanızın son taranmasına ait görüntüsünü yansıtacaktır. Google, web sayfalarını farklı frekanslarda tarar ve önbelleğe alır. https://www.nytimes.com gibi sık bir şekilde gönderi yapan köklü ve çok bilinen siteler Seoart'ın yan uğraşı http://www.keyword.dev  (ki keşke gerçek olsaydı…) olan ve daha az bilinen sitelere kıyasla daha sık taranacaktır.

Web sitenizin önbelleğe alınmış versiyonunun nasıl göründüğüne bakmak için SERP’teki URL’nin bitişiğinde bulunan aşağı bakan oka tıklayıp “Önbellek” seçeneğini seçebilirsiniz.

Aynı zamanda, web sitenizin sadece metin sürümünü önemli içeriğinizin taranıp taranmadığını ve etkin bir şekilde önbelleğe alınıp alınmadığını görüntüleyebilirsiniz.

Sayfalar dizinden hiç kaldırılır mı?

Evet, sayfalar dizinden kaldırılabilir! Bir URL’nin kaldırılma nedenlerinden bazı başlıca nedenleri:

  • URL, bir “bulunamadı” hatası (4xx) ya da sunucu hatası (5xx) veriyor. Bu yanlışlıkla (sayfa taşındı ancak bir 301 yeniden yönlendirmesi kurulmadı) veya kasıtlı (sayfa silindi ve dizinden kaldırılması için 404 kullanıldı) olabilir.
  • URL, bir dizinlenmeme meta etiketine sahiptir. Bu etiket, site sahipleri tarafından o sayfanın dizinlenmesini atlaması için arama motorlarına verilmiş bir talimat olabilir.
  • URL, arama motorunun Web Yöneticisi Kılavuzunu ihlal ettiği için manuel olarak cezalandırıldı ve bunun sonucunda dizinden kaldırıldı
  • URL, ziyaretçilerin sayfaya erişmeden önce gerekli olarak eklenen bir şifreyle taranması engellendi

Web sitenizin daha önce Google’ın dizininde bulunan bir sayfasının artık dizinde belirmediğini düşünüyorsanız, sayfanın durumunu öğrenmek için URL Denetleme aracını kullanabilir ya da URL’leri dizine tek tek gönderen Google Gibi Getir’deki “Dizine Eklemesi İste” özelliğini kullanabilirsiniz. (Bonus: Google Search Console’unun “getir” aracı aynı zamanda “işle” seçeneğiyle Google’ın sayfanızı nasıl yorumladığı ile ilgili potansiyel sorunları görüntülemenizi sağlar)

Arama motorlarına sitenizi nasıl dizinleyeceklerini söyleyin

Robotlar meta yönergeleri

Meta yönergeleri (ya da “meta etiketleri”), web sayfanızın nasıl okunacağı ile ilgili arama motorlarına verebileceğiniz yönergelerdir. 

Arama motoru tarayıcılarına “bu sayfayı arama sonuçlarında hariç bırak” ya da “sayfadaki bağlantılara herhangi bir bağlantı değeri verme” gibi şeyler söyleyebilirsiniz. Bu yönergeler, HTML sayfanızın

kısmında (en yaygın kullanılan olan) Robotlar Meta Etiketleri aracılığıyla ya da HTTP başlığındaki X-Robotlar-Etiketi aracılığıyla uygulanır.

Robotlar meta etiketi

Robotlar meta etiketi web sayfanızın HTML kısmındaki

içerisinde kullanılabilir. Tümünü ya da belirli arama motorlarını hariç bırakabilir. Aşağıda, onları hangi durumlarda uygulayabileceğiniz bilgisiyle birlikte en yaygın kullanılan meta yönergeleri verilmiştir.

index/noindex, sayfanın, arama motorunun dizinindenden geri alınmak üzere taranıp taranmaması ve saklanıp saklanmaması konusunda emir verir. Eğer “hariç bırak” seçeneğini seçerseniz tarayıcılara sayfanın arama sonuçlarından çıkarılmasını istediğinizi söylersiniz. Varsayılan olarak arama motorları tüm sayfaları dizinleyebileceklerini düşünür. Bu yüzden de “dizinle” değerini kullanmak gereksizdir.

  • Bu durumda kullanabilirsiniz: Sitenizin seyrek sayfalarını Google’ın dizininden kırpmak istiyor ama aynı zamanda ziyaretçilerin de erişimesini sağlamak istiyorsanız o zaman o sayfaları “hariç bırak” olarak seçebilirsiniz.

follow/nofollowArama motorlarına sayfadaki bağlantıların takip edilip edilmeyeceğini söyler. “Follow”, botların, sayfanızdaki bağlantıları takip etmesine ve o URL’ler üzerinden bağlantı eşitliğini sağlamasını sağlar. “Nofollow” seçeneğini tercih ettiğinizde arama motorları, sayfadaki  bağlantıları takip etmeyecek ve bağlantı eşitliği vermeyecektir. Varsayılan olarak tüm sayfaların “follow” özelliğine sahip olduğu düşünülür.

  • Bu durumda kullanabilirsiniz: nofollow, genellikle, bir sayfanın dizinlenmesini ve sayfadaki bağlantıların taranmasını önlemek için noindex seçeneği ile birlikte kullanılır.

noarchive, arama motorlarının sayfanın bir önbellek kopyasını saklamasını kısıtlar. Varsayılan olarak, motorlar dizinledikleri tüm sayfaların görünür kopyalarını saklar ve önbelleğe alınmış bağlantı üzerinden arayıcılara arama sonuçlarında erişim sağlar.

  • Bu durumda kullanabilirsiniz: Bir e-ticaret sitesi işletiyorsanız ve fiyatlarınız düzenli olarak değişiyorsa, noarchive etiketini arayıcıların güncel olmayan fiyatlamaları görmesini engellemek için kullanabilirsiniz.

Meta robotlar noindex ve nofollow etiketine bir örnek:

 

...

Bu örnek, bütün arama motorlarını sayfanızı dizinlemesi ve içindeki herhangi bir bağlantıyı takip etmesini engeller.

X-Robotlar-Etiketi

URL’nizin içindeki HTTP başlığında kullanılan x-robotlar etiketi meta etiketlerden daha çok esneklik ve işlevsellik sağlaması dolayısıyla normal ifadeler kullanmak, HTML olmayan dosyaları engellemek ve site çapında noindex etiketleri kullanmak istediğinizde arama motorlarını geniş bir ölçekte engellemek istediğinizde kullanılır.

Örneğin, kolaylıkla bütün klasörleri ya da dosya türlerini hariç bırakabilirsiniz (seoart.com/no-index):

Header set X-Robots-Tag “noindex, nofollow”

Ya da belirli dosya türlerini(PDF’ler gibi):

Header set X-Robots-Tag “noindex, nofollow”

Meta Robot Etiketleri hakkında daha fazla bilgi için Google’s Robots Meta Tag Specifications’u inceleyebilirsiniz.

Taramayı ve dizinlemeyi etkileyebileceğiniz farklı yolları anlamak önemli sayfalarınızın bulunmasını engelleyen ve yaygın olarak karşılaşılan hatalara düşmenizden kaçınmanızı sağlayacaktır. 

Sıralama:Arama motorları URL’leri neye göre sıralıyor?

Arama motorları, birisi arama kutucuğunda sorgu yaptıktan sonra nasıl ilgili sonuçlar gösterebiliyor? Bu işlem sıralama olarak veya arama sonuçlarının sorguya özel olarak en ilgiliden en ilgisize doğru dizilmesi olarak bilinir.

Arama motorları, alaka düzeyini belirlemek için saklanan bilginin getirilmesi ve anlamlı olarak sıralaması aşamasında algoritma denen işlemler ve formüller kullanır.

Arama sonuçlarının kalitesini arttırmak için bu algoritmalar yıllar içerisinde birçok değişiklik geçirmiştir. Örneğin Google. Bazıları küçük düzeltmeler olurken diğerleri, tıpkı bağlantı spamları ile uğraşması için yapılan Penguen gibi, köklü/geniş çaplı, özgül konuları hedef alan günlük algoritma değişiklikleri yapar. 2000 yılına kadar giden, onaylanmış ve onaylanmamış Google güncellemelerinin bir listesi olan Google Algorithm Change History kayıtlarımıza bakın.

Algoritma neden bu kadar sık değişiyor? Acaba Google bizi tetikte tutmaya mı çalışıyor. Her zaman hangi değişikliği ne amaçla yaptığını açıklamasa da, Google’ın algoritma değişiklikleri yaparkenki hedefi genel olarak arama sonuçları kalitesini arttırmak olduğunu biliyoruz. İşte bu yüzden algoritma değişiklikleri sorularına yanıt olarak Google “Kalite arttırımı güncellemelerini her zaman yapıyoruz.” gibisinden cevaplar veriyor. Bu demek oluyor ki, eğer siteniz bir algoritma değişikliği sonrası sorunlar yaşıyorsa, onu Google’s Quality Guidelines ya da Search Quality Rater Guidelines ile karşılaştırın. İkisi de arama motorlarının neler istediği konusunda oldukça açıklayıcıdır. 

Arama motorları ne istiyor?

Arama motorları her zaman aynı şeyi ister: arayıcıların sorguların en yardımcı formatlarda kullanışlı yanıtlar vermek. Peki bu doğruysa neden SEO yıllar öncesine kıyasla bugün farklı duruyor?

Bunu birinin yeni bir dil öğrenmesi gibi düşünün. İlk başlarda o dille ilgili olan anlayışı oldukça basit olacaktır. Zamanla daha derin bir anlayışa sahip olmaya başlayacaklar ve semantiği, yani dilin arkasındaki sözcükler ile deyimler arasındaki ilişkiyi öğreneceklerdir. Önünde sonunda, yeterli çalışmayla öğrenci dili, en ufak ayrıntısına kadar anlayacak ve belirsiz ve tamamlanmamış sorulara bile yanıtlar verebilecek duruma gelecektir.

Arama motorları dilimizi yeni öğrenmeye başladığında kalite kılavuzlarına aykırı hareket ederek taktik ve hileler kullanarak sistemle oynamak daha kolaydı. Örnediğin anahtar sözcük doldurmayı ele alın. Belirli bir anahtar sözcük ile  sıralamada yerinizi yükseltmek isteseydiniz, “komik şakalar” gibi, sözcükleri sayfanızda defalarca ve kalın biçimde kullanmanız yeterliydi:

“Komik şakalara hoş geldiniz! Dünyadaki en komik şakaları söylüyoruz. Komik şakalar eğlenceli ve çılgındır. Komik şakalarınız sizi bekliyor. Arkanıza yaslanın ve komik şakaları okuyun. Çünkü komik şakalar sizi mutlu yapar ve güldürür. Bazı en sevilen komik şakalar.”

Bu taktik, komik şakalara gülmekten ziyade insanlar sinir bozucu, okuması zor metinlerle bombalandı ve berbat  bir kullanıcı deneyimi sağladı. Bu taktik geçmişte işe yarasa da arama motorlarının istediği asla bu olmadı.

Bağlantıların SEO’da üstlendiği rol

Bağlantılarda söz ettiğimizde iki şeyden bahsediyor olabiliriz. İç linkler, sizin sitenizde sizin diğer sayfalarınıza yönlendiren linkler iken geri bağlantılar ya da “inbound links” diğer web sitelerinden sizin sitenize yönlendiren linklerdir.

Linkler, tarihsel olarak SEO’da büyük bir rol oynamıştır. En başlarda, arama motorları , arama sonuçlarını sıralarken hangi URL’lerin diğerlerine göre güvenilir olduğunu belirlerken yardıma ihtiyaç duyuyordu. Herhangi bir siteye yönlendiren bağlantıların sayılarını hesaplamak onlara bu konuda yardımcı oldu.

Geri bağlantılar gerçek hayattaki “ağızdan ağıza” fenomenine çok benzer. Hayali bir kahve dükkanını ele alalım, örnek olarak Jenny’nin K:

    • Başkalarından gelen referanslar= iyi bir otoritenin işareti
      Örnek: Diğer bütün insanlar sana Jenny’nin Kahvesi’nin şehirdeki en iyisi olduğunu söyledi.
  • Sizden gelen referanslar=taraflı, o kadar da iyi olmayan bir otoritenin işareti
    Örnek: Jenny, Jenny’nin Kahvesi’nin şehirdeki en iyisi olduğunu iddia ediyor.
  • Alakasız ya da düşük kalite kaynaklardan gelen referanslar=iyi bir otoritenin işareti değildir ve sizin spam olarak işaretlenmenize bile neden olabilir.
    Örnek: Jenny, kahve dükkanına hiç gelmemiş insanlara orasının ne kadar iyi olduğunu söylemesi için para vermiştir.
  • Referansı yok=belirsiz otorite
    Örnek: Jenny’nin Kahvesi güzel olabilir ancak bununla ilgili herhangi bir görüş sunan birini bulamadınız.

İşte bu yüzden PageRank oluşturuldu. PageRank (Google’ın çekirdeğin parçası olan algoritma), Google’ın kurucularından biri olan Larry Page’in adını alan, bağlantı çözümlemesi yapan bir algoritmadır. PageRank bir web sitesinin önemini ona yönlendiren bağlantıların kalitesi ve miktarını ölçerek belirler. Varsayım şu ki, bir web sitesi ne kadar alakalı, önemli ve güvenilirse o kadar çok bağlantı kazanacaktır.

Yüksek otorite(güvenilir) sahibi web sitelerinden ne kadar çok geri bağlantı elde ederseniz arama sonuçları sıralamalarında yükselme şansınız da o kadar artar.

İçeriğin SEO’da üstlendiği rol

Eğer arayıcıları bir şeylere yönlendirmeseydi bağlantıların hiçbir anlamı olmazdı. İşte o bir şey içeriktir! İçerik kelimelerden fazlasıdır; arayıcılar tarafından tüketilmesi beklenen herhangi şeydir. Video içeriği, görüntü içeriği ve tabi ki de metin. Eğer arama motorları yanıt makinaları ise içerik de motorların o yanıtları sunduğu araçlardır.

Herhangi zamanda biri bir arama yaptığında ortaya binlerce olası sonuç çıkıyor. Peki arama motorları arayıcıların değerli bulabileceği sayfalara nasıl karar veriyor? Sayfanızın sıralamada nerede olacağıyla ilgili verilen kararın büyük bir bölümü, sorgunun amacıyla sayfanızın içeriğinin o sorguyla olan uyumuyla ölçülür. Diğer bir deyişle, bu sayfa aranan sözcüklerle uyuşuyor mu ya da arayıcının tamamlamaya çalıştığı görevi yapmasına yardımcı oluyor mu?

Kullanıcı memnuniyetine ve görev tamamlanmasına yönelik bu odağın sonucunda, içeriğinizin uzunluğu, anahtar sözcükleri ne kadar barındırdığı ya da başlık etiketlerine ne koyduğunuzla ilgili sabit bir kıyas yoktur. Tüm bunlar bir sayfanın aramalarda nasıl bir performans gösterdiği konusunda bir rol üstlenebilir ancak odak, sayfayı okuyacak olan kullanıcılarda olmalıdır.

Bugün, yüzlerce ve hatta binlerce sıralama işaretleri arasında ilk üç görece bir şekilde tutarlı kalmıştır: web sitenize olan bağlantılar (üçüncü parti güvenilirlik işareti olarak kullanılır), sayfadaki içerik (arayıcının niyetleriyle örtüşen kaliteli içerik), ve RankBrain.

RankBrain nedir?

RankBrain, Google’ın temel algoritmasının makina öğrenim bileşenidir. Makina öğrenimi, tahminlerini yeni gözlemler ve eğitim verisiyle geliştiren bir bilgisayar programıdır. Diğer bir deyişle, o hep öğreniyor, ve hep öğrendiği için de arama sonuçları durmadan iyileşiyor.

Örneğin, RankBrain, üst sıralamalara kıyasla aşağı sıralamalardan bir URL’nin kullanıcılara daha iyi sonuçlar verdiğini fark ederse sonuçların daha ilgili olanlarını yukarı taşıyıp daha az ilgili olanları alternatif sonuçlar olarak RankBrain tarafından aşağı alınacağını varsayabilirsiniz. 

Arama motorlarıyla ilgili çoğu şey gibi RankBrain’in ne içerdiğini Google’daki çalışanlar gibi biz de bilmiyoruz.

Bu SEO için ne anlama geliyor?

Google RankBrain’i, daha ilgili ve daha işe yarar olan sonucu öne çıkarmak için kullanmaya devam edeceği için kullanıcı isteklerine odaklanmaya ve karşılaya her zamankinden daha fazla odaklanmalıyız. Sayfanıza denk gelebilecek kullanıcılar için mümkün olan en iyi bilgiyi ve deneyimi sunun. Böylece RankBrain dünyasında daha iyi performans sergilemek için gereken ilk büyük adımı atmış olurdunuz.

Katılım metrikleri: bağıntı, nedensellik ya da ikisi de?

Google sıralamalarında, katılım metrikleri büyük ihtimalle kısmen bağıntı ve kısmen nedenseldir.

Katılım metrikleri dediğimizde, arayıcıların arama sonuçlarından sitenizle nasıl etkileşime girdiğiyle ilgili sunulan veriden bahsediyoruz. Bunlar şu gibi şeyleri içeriyor:

  • Tıklamalar (aramadan gelen ziyaretler)
  • Sayfada geçirilen zaman (sayfadan ayrılmadan önce kullanıcıların o sayfada geçirdiği zaman)
  • Ayrılma oranı (kullanıcıların sadece bir sayfa görüntüledikleri tüm web sitesi oturumlarının yüzdesi)
  • Pogo-sticking (organik bir sonuca tıkladıntan  sonra hızlıca SERP’e dönerek başka bir sonuç seçme)

Seoart'ın kendisine ait olan sıralama etkenleri anketi de dahil olmak üzere, birçok test katılım metriklerinin yüksek sıralamalarla bağıntısı olduğunu gösterdi, ancak nedensellik hararetli olarak tartışıldı. İyi katılım metrikleri sadece tepelerde sıralanan sitelerin göstergesi mi? Ya da tepelerde sıralanan siteler iyi katılım metriklerine mi sahip?

İşte Google’ın dediği

Asla “doğrudan sıralama işareti” ifadesini kullanmamış olsalar da, Google, belirli sorgularda SERP’leri modifiye etmesi için tıklama verisi kullandığı konusunda açık oldu. 

Google’ın eski Arama Kalitesi Şefi Udi Manber’ın dediğine göre:

“Sıralamın kendisi tıklama verisinden etkileniyor. Eğer, belirli bir sorguda insanların %80’i #2 numaralı veriyor tıklıyor ve sadece %10’u #1 numaralı veriye tıklıyorsa, bir süre sonra insanların istediğinin #2 numara olduğunu fark eder ve onu değiştiririz.”

Eski Google mühendisi Edmond Lau’dan gelen bir başka yorum da bunu doğruluyor:

“Herhangi mantıklı bir arama motorunun, arama sonuçlarının kalitesini iyileştirmek için kendi  sonuçlarından gelen tıklama verisini kullanacakları oldukça açıktır. Tıklama verilerinin nasıl kullanıldığıyla ilgili güncel mekanikler sıklıkla tescillidir. Ancak Google, sıralama ayarlı içerik öğeleri gibi sistemlerde kullandığı tesciller ile tıklama verisi kullandığı konusunda şeffaftır.”

Google’ın, arama kalitesini iyileştirmesi ve koruması gerektiği için katılım metriklerinin bağıntıdan daha fazlası olması kaçınılmaz duruyor. Ancak Google’ın, katılım metriklerini “sıralama işaretleri” olarak adlandırma konusunda yetersiz kaldığı görülüyor çünkü o metrikler arama kalitesini iyileştirmek için kullanılıyor ve URL’lerin tek tek sıralanıyor oluşu bunun bir yan ürünüdür.

Testlerin doğruladıkları

Çeşitleri testler, Google’ın arayıcı katılımına karşılık olarak SERP’leri değiştirdiğini doğruladı:

  • Rank Fishkin’in 2014’teki testi #7 numaralı sonucun 200 civarı kişinin SERP’teki URL’ye tıklamasıyla #1 numaraya yükselmesiyle sonuçlandı. İlginç bir biçimde, sıralama yükselmesi, bağlantıyı ziyaret eden insanların konumuna göre izole edilmiş gibi duruyordu. Birçok katılımcının bulunduğu ABD’de sıralama pozisyonu sıçrama yapmışken Google Kanada, Google Avustralya vb. sayfalarda sıralama aşağılarda kaldı.
  • Larry Kim’in en iyi sayfalar ve o sayfalarda RankBrain öncesi ve sonrası geçirilen ortalama süre karşılaştırması, Google algoritmasının makina öğrenim bileşeninin insanların çok da fazla süre geçirmediği sayfaları aşağı sıralamalara indirdiği görüldü.
  • Darren Shaw’ın testi kullanıcı davranışının yerel arama ve harita paketi sonuçları üzerindeki etkisini göstermiştir.

Kullanıcı katılım metrikleri açık bir şekilde, SERP’leri kalite ve yan etkisi olan sıralama konumu değişiklerini düzenlemek için kullanıldığından, SEOlar da katılım için optimize edilmeli. Katılım, web sayfanızın nesnel kalitesini değiştirmekten ziyade o sorgunun diğer sonuçlara kıyasla, kullanıcılar için değerinizi değiştirir. İşte bu yüzdendir ki sayfanıza ve onun geri bağlantılarına hiçbir değişiklik yapılmadığında, kullanıcıların davranışı diğer sayfaları daha çok sevdiklerini gösteriyorsa, sıralamalarda düşebilir.

Web sayfalarını sıralama konusunda katılım metrikleri bir gerçek denetleyicisi gibi davranır. Bağlantılar ve içerik gibi nesnel etkenler ilk olarak sayfayı sıralar ve ardından katılım metrikleri, doğru anlaşılmaması durumunda Google’a düzenlerken yardım eder.

Arama sonuçlarının evrimi

Arama motorlarının bugün sahip olduğu kapsamlılık yoksun olduğu zamanlarda “10 mavi bağlantı” ifadesi SERP’in tekdüzeliğini tarif etmek için ortaya konmuştu. Arama yapıldığı herhangi bir anda, Google her biri aynı formata sahip 10 organik sonuç gösterirdi. 

Bu arama ortamında #1 numaralı yeri tutmak SEO için bulunmaz bir nimetti. Ama sonra bir şey oldu. Google, sonuç sayfalarına yeni formatlara sahip SERP özellikleri adında yeni sonuçlar eklemeye başladı. Bazı SERP özellikleri şunları içerir:

  • Ücretli reklamlar
  • Öne çıkarılmış snippetler
  • “İnsanlar bunları da arattı” kutucukları
  • Yerel (harita) paketi
  • Bilgi paneli
  • Site bağlantıları

Google yenilerini eklemeye devam eder. Hatta, Bilgi Grafiği’nden alınan tek bir sonucun SERP’lerde görüntülendiği, altında “daha fazla sonuç görüntüle” seçeneğinden başka hiçbir seçeneğin verilmediği, “sıfır-sonuç SERP’ler” diye bir fenomenle deneme yaptılar. 

Bu özelliklerin eklenmesi, iki ana sebepten ötürü başlarda paniğe neden oldu. İlki, organik sonuçların, SERP’te daha aşağılara itilmelerine neden oldu. Diğer yan etkisi ise, SERP’in yanıtları kendisinin vermesinden dolayı kullanıcıların organik sonuçlara daha az tıklaması oldu.

Peki Google neden böyle bir şey yaptı? Bunun nedenleri arama deneyimine kadar gider. Kullanıcı davranışı, bazı sorguların farklı formatlarla daha iyi karşılandığını gösteriyor. Farklı türdeki SERP özelliklerinin farklı türdeki sorgularla nasıl eşleştiğine dikkat edin.

Bölüm 3’te amaç hakkında daha çok bahsedeceğiz. Ama şimdilik, yanıtların, arayanlara birçok farklı biçimde ulaştırılabileceğini ve içeriğinizi yapılandırma biçiminin aramada belirme şeklini nasıl etkilediğini bilmek önemlidir.

Yerelleştirilmiş arama

Google gibi bir arama motorunun, yerel arama sonuçları oluşturduğu, kendine has bir yerel işletme dizini listelemesi vardır.

Eğer, müşterilerin ziyaret edebileceği, fiziksel bir mekana sahip işletmeler(örn. diş doktoru) için ya da müşterilerine ulaşmak için seyahat eden bir işletme (örn. tesisatçı) için SEO yapıyorsanız, ücretsiz bir Google My Business Listing talep ettiğinize ve onaylattığınıza emin olun.

Google, yerelleştirilmiş arama sonuçlarına geldiğimizde, sıralamayı belirlemek için üç ana etken kullanır:

  1. Alaka düzeyi
  2. Mesafe
  3. Bilinirlik

Alaka düzeyi

Alaka düzeyi, arama yapan kişinin aradığı şey ile yerel işletmenin ne kadar uyuştuğuyla ilgilenir. İşletmenin, arama yapanlarla alakalı olabilmesi konusunda her şeyi yaptığına emin olmak için işletmenin bilgilerinin eksiksiz vedoğru olduğundan emin olun.

Mesafe

Google, size daha iyi hizmet verebilmek için coğrafi konumunuzu kullanır. Yerel arama sonuçları, kullanıcının ya da sorguda belirtilen konumun (eğer arama yapan kişi bunu belirtti ise) yakınlığı konusunda hassastır.

Bilinirlik

Google, bilinirlik etkeni ile gerçek hayatta iyi bilinen işletmeleri ödüllendirmeyi hedefler. Google yerel sıralamayı yaparken, işletmenin çevrimdışı bilinirliğine ek olarak şunlar gibi çevrimiçi bazı etkenlere de dikkat eder:

İncelemeler

Yerel bir işletmenin aldığı Google incelemelerin sayısı ve bu incelemelerin duyarlılığı, işletmelerin yerel sonuçlarda sıralanmasında kayda değer bir etkiye sahiptir.

Alıntılar

Bir “işletme alıntısı” ya da “işletme listelemesi”, yerelleştirilmiş bir platformda (Yelp, Acxiom, YP, Infogroup, Localeze, vb.) işletmenin “NAP”’ine (ad, adres, telefon numarası) yapılan web tabanlı referanstır.

Yerel sıralamalar, yerel işletme alıntılarının sayısından ve tutarlılığından etkilenir. Google, geniş bir kaynak yelpazesinden durmadan çektiği verilerle, yerel işletme dizinini oluşturur. Google, bir işletmenin adına, konumuna ve telefon numarasına yapılan birden fazla tutarlı referans bulduğunda, Google’ın o işletmenin doğruluğuna olan “güveni” güçlenir. Daha sonra bu, Google’ın işletmeyi daha yüksek bir güvenle göstermesine yol açar. Google aynı zamanda, webteki diğer kaynaklardan bağlantılar ve makaleler gibi bilgileri de kullanır.

Organik sıralama

Google, bir web sitesinin organik arama sonuçlarındaki pozisyonunu yerel arama sonuçlarında da dikkate aldığından, en iyi SEO uygulamaları yerel SEO için de geçerlidir.

Sonraki bölümde, Google’ın ve kullanıcıların içeriğinizi daha iyi anlamasına yardımcı olacak en iyi sayfa üzeri uygulamaları öğreneceksiniz.

[Bonus!] Yerel katılım

Her ne kadar Google tarafından yerel sıralama etkeni olarak listelenmese de katılımın rolü zamanla büyümeye devam edecektir. Google, ziyaret etmek için popüler zamanlar ve ortalama ziyaret süreleri gibi gerçek dünya verileriyle yerel sonuçları zenginleştirmeye devam ediyor…

…ve ek olarak, arama yapanlara işletmeye sorular sorma imkanı veriyor!

Hiç kuşkusuz, yerel sonuçlar daha önce hiç olmadığı kadar gerçek dünya verilerinden etkileniyor. Bu etkileşim, bağlantılar ve alıntılar gibi sadece sabit bilgilerden ziyade arama yapanların işletmelerle nasıl etkileşime girdiği ve nasıl yanıt verdiğidir.

Google, arama yapanlara en alakalı en iyi yerel işletmeleri sunmak istediğinden, kalite ve ilgi düzeyini belirlemek için gerçek zamanlı katılım metriklerini kullanmak Google için çok mantıklıdır. 

 

“SEO ilgi ve sabır ister başarılı olmak için değişen teknolojik gelişmeleri yakından takip edin.”
– SEOART EKİBİ

Buradaki başlangıç kılavuzuyla bu yedi adımı takip ederek başarılı bir SEO’ya ulaşabiliriz:

“SEO ilgi ve sabır ister başarılı olmak için değişen teknolojik gelişmeleri yakından takip edin.” – Seoart Ekibi
  • Başlangıç Kılavuzu : Motorların web sitenizi okuyabilmesi için tarama erişilebilirliği
  • SEO 101 : Arama yapanların sorularına yanıt veren ilgi çekici içerik
  • SEO Sözlüğü : SERPler içerisinde öne çıkacak snippet/şema işaretlemesi
  • Keyword Research : SEO uyumlu içerikler oluştururken dikkat edilmesi gereken birçok detay vardır. Ancak direkt olarak içeriğin amacını karşılaması ve içeriğin SEO açısında etkili olması için en önemli detay nedir? Elbette, keyword, yani anahtar kelimeler. Bu içerikte keyword research ile ilgili tüm detaylara ulaşabilirsin!
  • Tarama, Dizin, Sıralama : Arama yapanları ve arama motorlarını çekebilmek için optimize edilmiş anahtar sözcük
  • On-Page SEO : SERP’de görünür olmak, organik trafiğinizi arttırmak için On-Page SEO çalışmaları yapmanız oldukça önemlidir. Bu yazımızda “On-Page SEO Nedir?“, “Neden Önemlidir?” gibi sorulara yanıt vereceğiz.
  • Teknik SEO : Sıralamalarda yüksek CTR elde edebilmek için başlık, URL ve açıklama
  • Link Oluşturma & Otorite : SERPler içerisinde öne çıkacak snippet/şema işaretlemesi
  • Ölçme ve İzleme : Ölçme ve İzleme
  • Content Marketing : Hizmetlerin dijital dünyaya taşınması ile yeni pazarlama yöntemleri öne çıkıyor. Content marketing, yani içerik pazarlaması ise dijital dünyada markanızı bir adım öne çıkarmak için çok önemli bir rol ediniyor.
  • Google Ads Verileri ve SEO İlişkisi : Genellikle site trafiğini artırmak ya da marka bilinirliği yaratmak için tercih edilen Google Ads ile SEO performasınızı da artırabilirsiniz.
  • Canonical URL :
Bu kılavuz boyunca yukarıdaki alanların her birine zaman ayıracağız, ancak bu kılavuzu bir bütün olarak nasıl yapılandırdığımıza dair bir fikir verdiği için onları burada tanıtmak istedik.

Ayrıca ilginizi çekebilir

SEO Puanınızı Öğrenin!

Seoart olarak ücretsiz olarak hazırladığımız haber bültenlerine ilk ulaşanlardan biri olmak için e-bülten formumuza kayıt olun ve e-posta adresinizi onaylayın.

Arama motoru optimizasyonu hakkında detaylı bilgi almak için formu doldurun.